Mehr Haber Ajansı: ABD ve Siyonist rejimin İran’a yönelik askeri saldırısının 31 günden fazla zaman geçmesine rağmen, operasyonun ilan edilen hedefleri yalnızca gerçekleşmemiş olmakla kalmadı; aynı zamanda saldırgan taraflar için stratejik bir çıkmazın ve sahadaki ile siyasi başarısızlıkların giderek daha belirgin hale geldiğine dair işaretler ortaya çıkmaktadır.
Masum öğrenciler de dahil olmak üzere sivillerin öldürülmesiyle başlayan bu savaş, kısa sürede geniş insani, güvenlik ve ekonomik boyutlar kazanmış ve uluslararası medyada farklı tepkilere yol açmıştır.
1- ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın üzerinden bir ay geçti. Sizce bu savaş kaçınılmaz mıydı, yoksa Trump yönetimi ve Netanyahu böyle bir savaşı başlatmayı bilinçli olarak mı tercih etti? Bu çatışmanın temel nedenleri nelerdir?
Öncelikle bu savaşı Netanyahu zaten Amerika’yla önceden ta altı ay önceden planladıklarını söylemişti. İran her ne kadar müzakerelerde iyi niyet gösterse de bir sonuç alınmadı çünkü konu eğer sadece nükleer enerji konusu olsaydı evet orada İran bazı tavizler vererek olayı kapatabilirdi ve bir anlaşmaya varılırdı. Ama Amerika ve İsrail’in ilk baştan Savaşı daha şiddetli başlatcağını söylemiştik ve bu gerçekleşmiş oldu. Demek ki müzakerelerin sadece göstermelik olduğu herkes tarafından anlaşıldı.
2- Şu anda tüm bölgeyi etkileyen bu savaşın gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz? Çatışmaların daha da tırmanması mı bekleniyor, yoksa gerilimin azalması ve çatışmaların durması ihtimali var mı?
Savaşın gidişatı ile ilgili açıkçası ben Trump‘ın tek taraflı ateşkes ilan ederek bölgeden çekileceğini düşünüyorum. Eğer bu gerçekleşirse bu İran’ın kesin zaferi olur. Aksi taktirde tansiyon giderek yükselir ve İran uzun soluklu bir savaşa hazır olduğunu da ilan etmiştir. Bu durumda Amerikan cenazelerinin tabutları geri geldikçe içeride büyük bir isyan dalgası bekliyorum.
3- Taraflar bu savaştan “zafer” ve “çıkış”ı nasıl tanımlıyor? Örneğin ABD ile İsrail’in bu savaştaki stratejileri aynı mı, yoksa farklı hedefleri mi var?
Tabii Amerika’yla İsrail arasındaki görüş ayrılıklar giderek derinleşiyor. Öncelikle Amerikan halkı İsrail halkı gibi değil. Daha olgun ve daha tarafsız bakabiliyorlar ama İsrail halkı tamamen soykırımcı ve terörist olarak davranıyor. Eğer İran teslim olsaydı evet bu Amerika ve İsrail için zafer olurdu ama görünen okey İran teslim olmayacak ve geçen her gün Trump’ın ve Netanya’nun aleyhine gelişiyor burası kesin.
4- İran’ın son 30 gündeki askerî performansını ve toplumun sosyal, siyasi ve ekonomik açıdan gösterdiği dayanıklılığı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Açıkçası İran hepimizin beklediğimden daha sert bir performans gösteriyor. Bu savaşta daha etkili vuruşlar var ve bütün dünyada şunu söylüyor İran devleti ve ordusu rüştünü ispatladı. Hatta geçen dönemde İran Kağıttan kaplan veya soba borusu atıyor diyenlerin hepsi susmuş şu anda bütün kamuoyu Türkiye’de İran’ın haklı davasının yanında duruyor ve görünen o ki İran halkı ve ordusu uzun süreli bir savaşa dayanacak güçte.
5- Bölge ülkeleri, özellikle Türkiye, gerilimin azaltılması ve ateşkesin sağlanması sürecinde nasıl bir rol oynayabilir?
Arabuluculuk girişimleri olumludur ancak savaş o kadar şiddetli ki bu arabulucu ülkelerin siyasi gücünden ötede bir durumla karşı karşıyayız. Şu anda önümüzdeki dönemi masa değil saha belirliyor. Yani savaş meydanı politikanın önüne geçmiş durumda. Herhalükarda İran bir açıkkapı bırakarak mesaj alışverişinde bulunuyor ama şu an için müzakerelerde hiçbir ilerleme sağlayanacağını sanmıyorum. Ancak eğer Trump geri adım atar da yanlış yaptıklarını itiraf Edip bölgeden çekilirse o zaman müzakereler başlayabilir.

yorumunuz